Parkta tamponu sürttüğünüzde ya da aynayı kırdığınızda akla ilk gelen, hasarı kaskoya bildirmenin hasarsızlık indirimini bozup bozmayacağı oluyor. Hasarsızlık indirimi, belirli bir süre kasko poliçesinde ödeme yapılmamasına karşılık verilen prim avantajı; her hasarsız yıl basamağı yükseltip primi düşürebiliyor.

Hasarsızlığı bozan ve koruyan hasarlar

Genel kural, kusurlu sayıldığınız ve kaskodan ödeme alınan her dosyanın hasarsızlık indirimini etkileme ihtimali olduğudur. Tek taraflı kazalar (duvara çarpma, parkta direğe sürtme, kayıp bariyere vurma gibi) çoğu şirkette doğrudan basamağı düşürür. Karşılıklı kazalarda ise kusur oranınız ve hasarın kasko üzerinden ödenip ödenmediği belirleyicidir; bazı şirketlerde tek büyük bir hasar, birkaç küçük dosyadan daha olumsuz sonuç yaratabilir, bu yüzden poliçe şartlarını okumadan karar vermemek gerekir.

Buna karşılık bazı hasar türleri birçok üründe hasarsızlık açısından daha korunaklıdır. Cam kırılması, mini onarım kapsamındaki küçük göçük ve çizikler ya da sadece çekici hizmeti gibi dosyalar, bazı kasko poliçelerinde basamağı etkilemeyebilir; yine de bu durum mutlaka özel şartlardaki “hasarsızlığı etkilemeyen teminatlar” bölümünden teyit edilmelidir. Karşı tarafın yüzde yüz kusurlu olduğu kazalarda zararınız onun sigortasından karşılanırsa, kaskonuz devreye girmediği için genelde indirim korunur. Şirketinizin hasarı önce kaskodan ödeyip sonra karşı tarafa rücu ettiği durumlarda da birçok ürün hasarsızlığı korumayı tercih eder, fakat bunu poliçede açıkça görmek önemlidir.

Park halindeyken çarpıp kaçılması sonucu oluşan hasarı ya da jant, far, teybin çalınması gibi kısmi çalıntı zararlarını kaskodan karşılatmak çoğu şirkette “hasarlı yıl” olarak değerlendirilir ve indirim basamağını düşürebilir. Deprem, dolu, sel gibi doğal afet hasarları ise bazı ürünlerde istisna tutulup hasarsızlığı bozmazken, bazılarında diğer tüm hasarlarla aynı şekilde ele alınır. Özellikle afet riskinin yüksek görüldüğü dönemlerde poliçe yenilerken bu ayrıntıya bakmak, sonraki yıllardaki primleriniz açısından belirgin fark yaratabilir.

Poliçe değişimi ve küçük hasar

Hasarsızlık indirimi uzun vadeli bir geçmişe dayandığı için, sadece aynı şirketle devam ederken değil, şirket değiştirirken de dikkate alınır. Sigorta şirketleri, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtları üzerinden son yıllardaki hasar geçmişinizi görebildiğinden, önceki poliçede indirim basamağınızın yüksek olması yeni şirkette gizlenemez. Poliçeye ara vermek de basamağı etkileyebilir; bazı şirketler kısa aralarda eski seviyeyi kısmen korurken, daha uzun boşluklarda yeniden başlangıç uygulayabilir. Özellikle yeni araç alırken birkaç ay sigortasız kalmamak, ileride ödeyeceğiniz kasko primlerini kontrol altında tutmaya yardımcı olur.

Küçük bir hasarda dosya açıp açmama kararı bu yüzden kritik hale gelir. Tampondaki lokal bir hasarın onarım bedeli birkaç bin lira düzeyindeyken, hasarsızlık indirimini kaybetmek, sonraki birkaç yıl boyunca her yıl benzer bir tutarı fazladan ödemek anlamına gelebilir. Bunun için sabit bir eşik yoktur; priminiz yaşınıza, araç tipine, kullanımınıza ve önceki hasarlarınıza göre değişir. Pratik yol, önce hasarın kabaca maliyetini öğrenmek, ardından acentenize ya da sigorta şirket