Şeritte düzgün ilerleyen bir sürücünün zihni trafikten kopmuş olabilir; araç ise herhangi bir uyarı vermeyebilir. Bu sistemler sürücünün gerçekten dinç olup olmadığını ölçmez; direksiyon hareketleri, şerit konumu veya kabin kamerasındaki göz ve baş hareketleri gibi belirli işaretlerden olasılık çıkarır. Bu nedenle sistemin sessiz kalması, dikkatin korunduğu ya da sürüşün güvenli olduğu anlamına gelmez.
Direksiyon verisinin kör noktası
Direksiyon verisine dayanan sistemler, küçük ve tekrarlanan düzeltmeler ile aracın şerit içindeki konum değişikliklerini yorumlar. Oysa deneyimli bir sürücü yorgunken bile aracı bir süre düzgün yönlendirebilir. Bu sırada trafik işaretlerini kaçırması, aynalara daha seyrek bakması veya önündeki tehlikeyi geç fark etmesi mümkündür. Bunların hiçbiri hemen belirgin bir direksiyon hareketi üretmeyebilir. Yolun düz ve tekdüze olması da küçük düzeltmelerden anlamlı bir yorgunluk kalıbı çıkarılmasını zorlaştırabilir.
Hız sabitleyici ve şerit takip desteği, bozulmayı daha az görünür kılabilir. Araç hızını ve yönünü koruduğunda, dikkat kaybı sistemin aradığı hareket kalıplarına dönüşmeyebilir. Sürücü çevresini yeterince işlemese de otomatik destekler dışarıdan düzenli bir sürüş görüntüsü yaratabilir. İlk açık işaret bu yüzden gecikmiş fren, yanlış çıkışa yönelme ya da takip mesafesinin istemeden tehlikeli biçimde azalması olabilir. Uyarı ancak riskli davranış başladıktan sonra gelebilir; hatta sürücü hatayı sistemden önce fark edebilir.
Kameranın göremediği yorgunluk
Kabin kamerası göz kapaklarını, bakış yönünü ve baş hareketlerini izlese bile zihinsel kopmayı doğrudan göremez. Sürücü yola bakıyor göründüğü hâlde çevresel hareketleri yeterince işlemiyor veya hız değişimlerini geç fark ediyor olabilir. Güneş gözlüğü, güçlü yaz ışığı, kamerayı örten el ya da alışılmadık oturma pozisyonu değerlendirmeyi ayrıca zorlaştırabilir. Böyle durumlarda kamera güvenilir bir göz ve baş hareketi kaydı elde edemeyebilir; ancak bu sınırlılık sürücünün yorgun olmadığı sonucunu doğurmaz.
Yorgunluk ayrıca her zaman esneme veya gözlerin kapanmasıyla başlamaz. Karar vermede yavaşlama, tek noktaya kilitlenme ve işaretleri ya da hız değişimlerini geç fark etme daha erken görülebilir. Mikro uyku olarak tanımlanan saniyelik istemsiz uyku ise sistem tepki vermeden ciddi bir şerit sapmasına, geç frenlemeye veya takip mesafesinin kapanmasına dönüşebilir. Dolayısıyla kameranın henüz alarm üretmemesi, bu erken bozulmaların bulunmadığını göstermez; yalnızca izlenen işaretlerin uyarı eşiğine ulaşmadığı anlamına gelebilir.
Alarmdan önceki sürücü belirtileri
Sistemin sessizliği sürüşe devam etmek için güvence değildir. Özellikle sıcak kabin, uzun ve tekdüze yol, ağır öğün veya yetersiz uyku söz konusuysa sürücünün kendi belirtileri araçtan gelecek uyarıdan daha anlamlı olabilir. Aşağıdaki değişimler, dikkat kaybının direksiyon hareketlerine henüz yansımadığını veya kameranın bunu doğru okuyamadığını gösterebilir:
- Son birkaç kilometreyi hatırlamamak
- Trafik işaretlerini veya sapakları art arda kaçırmak
- Takip mesafesini fark etmeden kapatmak
- Aynaları eskisine göre daha seyrek kontrol etmek
- Gözlerde ağırlık, sık esneme veya tek noktaya kilitlenme
Bu belirtilerden biri ortaya çıktığında alarmı beklemeden güvenli bir yerde durmak, dinlenmek veya sürücüyü değiştirmek gerekir. Açık cam, yüksek müzik ve kahve geçici bir uyanıklık hissi verebilir; uyku ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Yolculuğa ancak dikkat ve dinçlik geri döndüğünde devam edilmelidir.